İlber Ortaylı'dan Her Yaşa Hitap Eden Önemli Tavsiyeler! Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

Başarılı kariyer hayali kuran insanlar; alanlarında önemli başarılar elde etmiş, ne söylediğini bilen, dünyadan haberdar birinden gelen insanların tavsiyelerine ihtiyaç duyarlar. Böyle bir entelektüel insanlardan biri olan İlber Ortaylı, 1947 yılında Avusturya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Ankara’da tamamladıktan sonra 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Ardından 1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi. Türkiye’deki üniversite eğitimini tamamladıktan sonra Viyana Üniversitesi’nde Slavistik ve Orientalistik eğitimi aldı. Buradaki eğitiminden sonra Chicago Üniversitesi'ne geçerek Prof. Dr. Halil İnalcık ile yüksek lisans çalışmasını yaptı.

Türkiye’nin önemli akademisyenlerinden olan Ortaylı; kariyeri boyunca Viyana, Cambridge, Kudüs, Oxford, Berlin ve Moskova gibi önemli üniversitelerde misafir öğretim üyeliğiyle birlikte seminerler ve konferanslar düzenledi. Ortaylı; 2005-2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı’nı yapmış, 2002-2014 arasında ise Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Tarihi derslerini vermiştir. Ortaylı, hâlen bu üniversitede misafir öğretim üyesi olarak ders vermeye devam etmektedir. İlber Ortaylı hakkında merak edilen, çoğu zaman gündemlere gelen kaç dil bildiği sorusuna ise yazışma yapabildiği diller arasında bu dillere yer vermek mümkündür; Ortaylı’nın Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Fars dillerinde yazışma yaptığı bilinmektedir. Kısaca değinmek istediğimiz İlber Ortaylı’nın hayatından sonra şimdi ise onun kişisel röportaj kitabı olan "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" Adlı kaynağından yararlanarak hazırladığımız İlber Ortaylı’nın önemli tavsiyelerine geçelim.

İlber Ortaylı Hayatı

5.İlber Ortaylı’ya yöneltilen Nasıl Geçiyor 70’li yaşlar? Geriye bakıp bir muhasebe yaptığınız zaman, hayatın size neler kattığını söylersiniz? Sorusuna Ortaylı, şu şekilde yanıt vermiştir: İyi bir yaşam için, sigara içiyorsanız bırakın, içki içiyorsanız çok azaltın. Yağlı yemeklerden tümden vazgeçin. Bir de muhakkak okuyun, hikaye ve romanın dinlendiren ve hafızayı açan gücünü ihmal etmeyin. En önemli şey hafızadır. (sf. 15) Şeklinde yanıt vermiştir.

4.Kitabın başka bir alanında gazetecinin Ortaylı’nın konuşmasına yönelik verdiği şu sözlerin ardından: Pişmanlıklarınızı saydınız ama ben sizi yine de şanslı görüyorum. Nereye gitseniz, alanının en iyi isimleriyle çalıştınız; onlardan eğitim aldınız. Modern tabirle, network’ünüz çok iyiymiş. Ortaylı okuyanlarına şu önemli tavsiyesini vermiştir: Kimsenin sizi bulmasını beklemeyin; nitelikli insanları siz arayın! Ben iyi insanları arar bulurum. İyi hocalardan eğitim almak için bizzat çok uğraşmışımdır. Neticede kimse gelip beni keşfetmedi. Kimsenin gelecek hali de yoktu! (sf. 23)

3.Gazetecinin yönelttiği şu soru sonrasında: Anladığım kadarıyla, 55’ten sonrasını genel olarak ustalık dönemi diye değerlendiriyorsunuz. Doğru mu? Ortaylı, sorunun doğruluğunu kabul ettiğini gösteren açıklamasından sonra bu dönemde karşınızda bir düşman da bulacaksınız diyerek hafızanın gerilemesini ele almıştır. Bunun ardından Ortaylı, gençlere şu önemli tavsiyeyi vermiştir: Esas olan 25’ine kadar öğrendiklerinizdir. O yaşa dek okuduğunuz kitaplar, seyrettiğiniz filmler, gördükleriniz hayatınız boyunca sizinle kalır. Belli yaşlardan sonra öğrendiklerinizi aynı hızla unutuyorsunuz. (sf. 26)

2.Kitabın diğer sayfalarında gazetecinin yönelttiği şu soru sonrasında: Hayattaki her kararı kendiniz mi verdiniz hocam? Önemli konularda kimseye danışır mısınız? Bir de şunu öğrenmek isterim: Bugüne dek aldığınız en önemli tavsiye nedir ve bunu kimden aldınız? Ortaylı, şu önemli tavsiyesini vermiştir: Bunca yıldan, bunca tavsiyeden çıkardığım kanaat şudur: Özel hayatınızla ilgili kimseyi dinlemeyeceksiniz! Anneniz babanız dahil. (sf. 29) Yanıtını vermiştir.

1.İlk bölümün sonlarına doğru gazetecinin tavsiyeler hakkında verdiği şu yanıt sonrasında: Bir röportajımızda Bozkurt Bey’e ben de bu yönde bir soru sormuştum. O da Süleyman Demirel’in çok iyi tavsiyeler verdiğini söylemişti. İlber Ortaylı, bir diğer önemli tavsiyesini şu şekilde vermiştir: Tavsiyeleri işe değil, kişiye bakan insanlardan almalısınız. Bu tipte insanlar sizin kim olduğunuza, nasıl bir bilgi birikimle geldiğinize, neye ihtiyaç duyduğunuza bakar. Yoksa ezbere tavsiye vermek çok kolaydır. (sf. 30) Yanıtı ile kitabın ilk bölümü olan bir ömür nasıl yaşanır kısmını bitirmiştir.

İlber Ortaylı Tavsiyeleri



Hiç yorum yok:



Blogger tarafından desteklenmektedir.